sandıklıdivan

sandıklıdivan
"Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..."

8 Aralık 2012 Cumartesi

Beni Dinler misin..?

Beni Dinler misin..?



Hepimiz çok yoğunuz; hepimiz çok yorgunuz maalesef. Belki iş hayatımız bizi yoran, belki özel hayatımız; eşimiz, çocuklarımız, arkadaş veyahut dostlarımız... Beden yorgunuyuz diye düşünüyoruz çoğu zaman ama aslında ruh yorgunuyuz nicedir. Sürekli bir yerlere, birşeylere  yetişme çabasından durup düşünmeye bile vaktimiz yok ki sorumluyu bulalım..!


Zaman ilerledikçe büyüyor, her yaş aldığımızda daha da olgunlaşıyoruz. Düşünüyorum da; tecrübelerimiz arttıkça mı azalıyor tahammül sınırımız..? Sanki aralarında ters orantı var gibi hissediyorum içten içe.


Babamla yaptığımız kahve sohbetleri geliyor aklıma sonra. Nicedir farkındayım; son zamanlarda sık sık yaptığım bir davanış var: “Sözünü balla kestim” davranışı. Babam herhangi bir konu hakkında yorumunu paylaşmaya başlıyor benimle. Bir iki cümle sakin sakin dinliyorum. Üçüncü cümleye gelince bende bir huzursuzluk başlıyor. Hani konu uzuyor ve ben o an fikrimi söyledim, söyledim. Yoksa tren kaçacak ve ben binememiş olacağım hissiyatı kaplıyor içimi. Bahanem de hazır cebimde; zaten konu hakkındaki fikrini aşağı yukarı anladım ben ikinci cümlesinde. Hemen; “sözünü balla kesiyorum babacığım ama...” diyerek giriyorum konuya. Oh, fikrimi söyledim, rahatladım. Oysa karşımdakinin daha bitmedi söyleyecekleri. Adamcağız sözünün kesilmesine mi kızsın, yoksa “balla kesiyorum” bahanesi ile lafların ağzına adeta “tıkılmasına” mı..?


Hadi itiraf edelim; çoğu zaman dinlemiyoruz karşımızdakini. Oysa etkin iletişim kurabilmenin birinci koşulu karşımızdakini dinlemek. Hem de görünüşte veya savunma durumunda değil... Nezaketen veya denetçi, ürkek veya sabırsız bir şekilde hiç değil. Can kulağıyla dinlemekten bahsediyorum elbette.


Aslında işimiz hakikaten zor. Zira dinlemek hiç de kolay bir eylem değil. Bir kere fiziksel olarak harikulade bir bahanemiz; engelimiz var. O da şu ki; sevgili beynimiz, karşımızdaki insanın söyleyebileceği kelimelerden çok daha fazlasını (3 katı kadar) algılama kapasitesine sahip ne mutlu ki... Bu kapasite sayesinde karşımızdakinin söylediği sözcükleri adeta yutuyor ve o dakikadan itibaren biz farkına bile varmadan farklı hayallere dalıyor. Bu durumda ne oluyor; babam konuşurken ben bir yandan onu dinleyip öte yandan vereceğim cevabı düşünebiliyorum. Cevabımı hazırladıktan sonra akşamki sinemaya hangi kıyafeti giysem, hangi kitabı okusam gibi düşüncelere bile vakit kalıyor mükemmel beynimiz sayesinde.


Bu harikulade büyük..! fiziksel engelin yanı sıra bir de psikoloji engellerimiz var elbette. Peki onlar neler..? Beni dinlemeye devam ederseniz yarın da onlardan konuşalım...

7 yorum:

  1. Zaman döngüsü o kadar hızlandı ki Aycacım, ya bir şeyleri yakalayamamaktan ya da bir şeyler için geç kalacağımızdan ötürü sanıyorum ki sürekli herkesin sözünü balla keser olduk :))

    YanıtlaSil
  2. Maalesef çok doğru canım...

    YanıtlaSil
  3. Ayçacım çok doğru konuya değinmişsin kalemine sağlık...

    YanıtlaSil
  4. Teşekkür ederim canım...
    Maalesef dinlemeyi de unuttuk :(((

    YanıtlaSil
  5. Tek bir noktaya odaklanmakta zorluk cekebiliyoruz. Tek birsey degil,birden fazla seyle ilgilenmek istiyoruz. O nedenle de zamani " kacirmamak" icin acele ediyoruz, hepsine yetiselim diye. Süper bir yazi olmus, elinize saglik :) www.facebook.com/decoralley1

    YanıtlaSil
  6. [...] çalışan; (içimizdeki ve dışımızdaki) pusuya yatmış, hain düşmanlardan bahsettik; (bkz. Beni Dinler misin? / Bir Kez Daha; Beni Dinler misin?) o halde gerçekten dinlemek için mutlaka ağzımızı [...]

    YanıtlaSil