Düşünüyordum da bunca sayfa Mühendis’ten bahsettik; dönüp de bana; “Mühendis nedir?” diye sorsanız; utançla kafamı öne eğeceğimi anladım bugün. Üşenmedim; açtım TDK’yı okudum. Tanım çok hoşuma gittiği için de sizinle paylaşma ihtiyacı hissettim. Mühendis; İnsanların her türlü ihtiyacını karşılamaya yönelik şehircilik, bayındırlık, fen vb gibi teknik ve sosyal alanlarda uzmanlaşmış, bilim insanının ürettiği teorik bilgiyi tekniker ve teknisyenlerin uygulayabileceği pratik bilgiye dönüştüren, geometri bilen kişidir.
Bu tanımı okuyunca ilk aklıma gelen (neden diye sormayın; istemsiz bir şekilde çağrıştırdı) Evimizin Tadilatı konusu oldu..! Gözümün önündeki sis bulutu yavaş yavaş dağıldı ve tadilat süreci boyunca yaşayıp biriktirdiğim her anı benim için “anlamlandırılabilir” hale geldi. Niye mi..? Hadi alın kahvenizi elinize, buyrun devam edelim...
Oturduğumuz evin tadilatı konusu gündeme gelince bizim evde bir şenlik başladı ki sormayın. Tadilat nedir, nasıl yapılır, fiyat / performans eğrisi; ustalarla mı profesyonel bir şirketle mi çalışıldığında maksimum karlılık açığa çıkar / yıkılan mutfağa en geometrik şekilde kaç dolap sığar hakeza küçük banyo nasıl işlevsel hale getirilebilir gibi bilumum ön çalışmalardan ve çizimlerden sonra şirket yerine bir usta ve ekibi ile çalışmaya karar verdik. Tabi bu konu size anlattığım gibi sadece bir paragrafta sonuçlanmadı. Öyle olsa ne kadar kısa – çabuk ve elbette acısız / tartışmasız olurdu, öyle değil mi..? Oysa tüm tadilat süreci boyunca benim tek derdim; duvar boyası rengi ne olmalı, salona koyduğum tabaklarımı mutfağa alabilme çabası ve yatak odamda duran havlularımı yıllar sonra banyoda konuşlandırabilme arzusu idi o kadar... Donanımlı bir şirket ile deyim yerindeyse “suya sabuna dokunmadan” istediğimi anlatıp hizmetimi satın alacaktım aklım sıra.
Bir ay boyunca, sevgili mühendis..! eşimin yaptığı araştırma / analiz çalışmaları, inanınız değme holdinglerin AR-GE departmanlarına taş çıkarır cinstendi. Hiç anlayamadığım Excel tabloları, kalem kalem yapılacaklar dökümleri, farklı mecralardan alınan fiyat karşılaştırmaları, salona atılacak sistre üstü cila kalitesi, halen aralarındaki farkı anlayamadığım MDF / Lake dolap kapakları sorunsalı, saten boyanın su bazlı olup olmaması, kullanılacak aksesuvarların mekanik – işlevsel ve pek tabii ki ekonomik olması... Kendimi adeta bir tadilat ustası ile evli olduğumu zannettiğim günler... Sayılarla, çizimle, geometriyle arası oldum olası bozuk olan şahsım adına ne kadar sıkıntılı bir süreç geçirdiğimi anlatmama gerek yok sanırım.
Her konuda olduğu gibi (abartmıyorum) bu konuda da farklı fikirlerde olduğumuzdan birbirimizi ikna etmek yada orta yolu bulmak adına bir hayli beyin fırtınası yaparız. Bu sebeple karşı karşıya geldiğimizde, doğal olarak çok donanımlı olmak zorundayız.
Sonuç; benim “anlaşalım bir şirketle, hiçbir detayla uğraşmayalım” savıma karşılık onun “işinin ehli bir usta bulalım ve ekibi ile her aşamayı takip ederek çalışalım” fikri galip geldi. Kabul ettim ve o sancılı süreç başladı...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder