sandıklıdivan

sandıklıdivan
"Şimdi yeni şeyler söylemek lazım..."

19 Aralık 2012 Çarşamba

Kimse Beni Anlamıyor :(



Çevreme bakıyorum; herkes ağızbirliği yapmışcasına aynı cümleyi tekrarlayıp duruyor: Beni anlamıyorsun..! Ben de dahil, çoğu zaman hepimiz anlaşılmadığımızdan şikayet ediyoruz. Ama ben onu demek istememiştim cümleleri savruluyor etrafta. Adeta yüzme bilmeyen çocuklar gibi çırpınıyor, çırpınıyor bir türlü anlatamıyoruz derdimizi.

İşte tam da bu noktada, pes etmeden evvela, odak noktasını değiştirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Anlıyor musun yerine anlatabiliyor muyum’a dönmekten bahsediyorum. Zira çoğu zaman karşımızdaki kişinin anlamadığını düşündüğümüz konuyu, biz anlatamıyoruz aslında.

O kadar kanıksamışız ki konuşmayı; durup düşünmeden, ardı ardına, adeta nefes almadan sıralıyoruz cümleleri. Oysa ki doğru iletişimin en önemli öğelerinden biridir; mesajın hazırlanması. Bir mesaj (ileti / cümle) vermeden önce kendimizi hazırlamalı, karşımızdakinin farkında olmalı ve içinde bulunduğumuz mekanı hazırlamalıyız. Bir düşünceyi ifade etme yeteneğimiz en az o düşüncenin kendisi kadar önemlidir. Zira kullandığımız sözcükler ve cümleler bizi el üstüne çıkarabileceği gibi tam tersi yerle bir de edebilir.

Nedir bu mesaj denilen olgu, biraz açalım mı..? Karşımızdaki kişi ile iletişime geçtiğimizde kullandığımız cümle temelde dört öğeden oluşur. İhtiyaçlar – Duygular – Düşünceler ve Gözlemler. Bu dört kategori içinde en kolay ve net iletebildiğimiz Gözlemlediklerimiz iken en zor ifade edebildiğimiz ve hatta çoğu zaman ifade edemediğimiz İhtiyaçlarımızdır. Aslında çoğu zaman biz bile neye ihtiyacımız olduğunun farkına varamayız. “Ne istediğimi ben bile bilemiyorum” cümlesi size de bana olduğu kadar tanıdık geliyor mu..? Oysa ihtiyaçlarımızı en iyi biz bilebiliriz. Ne yazık ki çoğu zaman “Benimle ilgilenmeni istiyorum” demek yerine ilgi çekmeye yönelik enteresan mesajlar iletir ve çoğu zaman da yanlış hareketler yaparız. Eğer ihtiyaçlarımızı ifade edebilmeyi öğrenirsek insan ilişkilerimiz de olumlu yönde gelişir.

İşte karşımızdaki kişi ile kurduğumuz diyalogda; gözlemlerimizi aktardığımız, düşüncelerimizi ifade ettiğimiz, isteklerimizi bastırmadığımız ve duygularımızı gizlemediğimiz müddetçe verdiğimiz mesaj Tam Mesaj demektir. Öte yandan pırasayı sevmediğimiz veya evde sürekli pırasa pişmesinden duyduğumuz sıkıntıyı açıkça ifade etmek yerine sinirli bir şekilde “Yine mi pırasa yaptın..?” dediğimizde karşımızdaki kişiye Kirli Mesaj vermiş oluruz. Zira aklımızdan geçeni açık açık paylaşmak yerine kinayeli bir dille düşüncemizi iletmiş oluruz ve bu da karşımızdakinde otomatik olarak kendini savunma isteği doğurur.  Kısmi veya Kirli mesajlar kişilerarası iletişimi genellikle olumsuz yönde etkiler.

Unutmamalı ki insani iletişimin temelinde duygular ağırlıklı bir yer teşkil etmekte. İletişim’in sanal dünya üzerindeki bir “İletim” haline geldiği günümüzde duygularını açık ve net ifade edebilen insanlar çok daha başarılı ve mutlu... Mesajlarınız tam olduğu müddetçe anlaşılmama riskiniz de azalacaktır bana göre.

O halde; Tam mesajlar verip alabileceğimiz günlere... J

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder